Antakya Çevre Koruma Derneği Başkanı Karasu: Şehirde İnşaat Firmalarının Rantı Her Şeyin Üstünde Tutuluyor
Burcu Özkaya Günaydın
(HATAY) – Depremin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen Hatay’da yıkım bitmedi. Antakya Çevre Koruma Derneği Başkanı Nilgün Karasu, “Taş ocaklarından çıkan toz nedeniyle hayvanlarda ve insanlarda farklı deri hastalıkları görülmeye başlandı. Dinamit patlamalarından inekler düşük yapıyor, günlük 30 kilo süt veren bir ineğin verimi 10 kiloya kadar düştü. Zeytin
Karasu, ANKA Haber Ajansı’na, depremin ardından geçen üç yıllık süreci ve yeniden inşa sürecindeki sorunları değerlendirdi. Karasu, depremden altı ay sonra kaldırılan Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporu zorunluluğunun, kenti geri dönülemez bir çevresel felakete sürüklediğini belirtti. Depremin ilk aylarında enkaz kaldırma çalışmaları ve asbest nedeniyle ağır hasar alan hava ve su kalitesinin, şimdi de taş ocakları ve beton santralleri nedeniyle bozulduğunu vurgulayan Karasu, süreci şu sözlerle özetledi:
“Şirketler betonu 5-10 kilometre öteden taşımak yerine, daha fazla kazanç amacıyla şantiyenin dibinde üretiyor”
Şehir merkezindeki hava kirliliğinin Türkiye’nin en yoğun seviyesine ulaştığını belirten Karasu, bunun temel nedeninin kentin tamamen şantiye haline gelmesi olduğunu söyledi. TOKİ Genel Müdürlüğü’nün, ihaleyi alan şirketlerin kendi betonunu yerinde üretmesine izin vermesinin şehri beton santralleriyle doldurduğunu ifade eden Karasu, şöyle devam etti:
Bölgede ciddi gıda krizi yaşandığını, eskiden kendi bostanında üretim yapan halkın artık hava kirliliği, kuraklık ve su azlığı nedeniyle bunu yapamadığını anlatan Karasu, yerel fiyatların Ankara ve İstanbul gibi büyükşehirlerle yarıştığını ifade etti.
Kentin yok olan yeşil alanlarına da dikkati çeken Karasu, “Antakya’daki en büyük yeşil alanımız Atatürk Parkı’nın bir köşesine beton santrali yerleştirildi. Gürültü ve tozdan artık orada vakit geçirmek imkansız. Fransızlardan kalma, 100 ile 300 yaş arasındaki ağaçların yüzde 80’i kurumaya mahküm. İş makineleri köklerine ve gövdelerine zarar verdi, ağaçlar sulanmıyor. Şehir bir beton yığınına döndü” dedi.







